Pasif İçicilik
Sigara içmedikleri hâlde kişilerin, sigara içilen ortamda durmanın zararlı etkilerine maruz kalmasına pasif içicilik denir. Pasif içiciler en az sigara bağımlıları kadar ciddî zararlara uğramaktadır Sigara içilirken duman iki yol izleyerek ortama karışır. Sigara dumanının büyük bir bölümü içicinin solunum yolundan akciğerlerine iner ve daha sonra ortama geri verilir. Bir kısım duman ise direkt olarak havaya karışır. Bu direkt olarak havaya karışan duman solunum yollarında süzülmemiş olduğundan bütün zararlı maddeleri içermektedir. Pasif içicilere en fazla zarar veren bu yan akım dumanıdır. Bu yüzden kapalı, havalandırılmayan ortamlarda sigara dumanına maruz kalan pasif içicilerde gözlerde kaşıntı, yanma ve kızarıklık, boğazda yanma, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler görülür. Sigaranın tüm zararlarına maruz kalan pasif içicilerde solunum sistemi, kalp ve damar hastalıkları ile kansere yakalanma oranı yükselmektedir. Özellikle küçük bebekler ve çocuklar pasif içicilikten en fazla zarar gören yaş gruplarıdır. Bu çocuklarda ileriki yıllarda bronşit, astım gibi akciğer hastalıkları görülme sıklığı artmaktadır. Pasif içici durumundaki çocukların daha sonraki yaşlarda sigara bağımlısı olma ihtimali artmaktadır. Sigaranın zararlı etkilerinden korunmak için sigara içmemek ve sigara içilen kapalı ortamlarda bulunmamak gerekir. Ev, işyeri, toplantı salonu, otobüs gibi kapalı yerlerde sigara içilmemesi gerekir. Kişiler bu ortamlarda sigara içenleri uyararak kendi sağlıklarını korumalıdırlar. Hiç kimsenin, başkalarının hayatını tehlikeye sokmaya hakkı olmadığı bilinmelidir. Ülkemizde bu amaçla 4207 sayılı yasa çıkarılmıştır. Bu yasaya göre eğitim ve sağlık kurumları, toplum taşıt araçları, beşten fazla kişinin çalıştığı devlet daireleri ve işyerlerinde tütün ve tütün mamüllerinin kullanımı yasaktır. Ayrıca sigara reklâmı yapılması ve 18 yaşından küçüklere sigara satışı yasaklanmıştır. Ancak tek başına konan yasaklarla bu probleme çözüm getirilemez. Önemli olan toplum bireylerinin eğitilerek kendi sağlıklarını koruma bilincine ulaştırılmalarıdır. Sigara konusunda okul ve işyerlerinde eğitim yapılması ve basın yayın organlarının bu konuya önem vermesi gerekir. Sigara içme, kolay bırakılabilecek bir alışkanlıktır. Sigarayı bırakmak için kişinin kararlı davranması yeterlidir. Sigara bırakıldıktan sonra birkaç gün psikolojik yoksunluk durumu gelişebilir. Bu dönemde hobilerle uğraşmak, spor yapmak, sakız çiğnemek gibi yöntemler yararlı olur. Daha sonra ağız tadının düzelmesi, iştahın açılması, solunum zorluğunun azalması gibi olumlu sonuçlar kişileri mutlu edecektir.
|
| |
| |
|
| |
|
| Eklenme Tarihi : 29.01.2010 |
Hit : 759 |
|
| |
0 yorum var
Siz de kendi yorumunuzu yazın :
|
|